|
KORUYUCU HEKİMLİK VE AŞI
UYGULAMALARI
Bu başlık altında
kedilerimiz ve köpeklerimiz için veteriner
hekiminizin uygun gördüğü aşı programı
uygulanmaktadır. Genel olarak aşı programı
aşağıdaki şekildedir.
KEDİLER
İÇİN AŞI PROGRAMI: Kediniz için en uygun aşı
programı; genel muayenesi ve sizden alınacak
bilgiler doğrultusunda, risk altında bulunduğu
hastalıklar göze alınarak veteriner hekimlerimiz
tarafından oluşturulacaktır. Genel önerimiz olan
kedi ilk aşılama programımızda yer alan
aşılarımız :
1. FVRCP : Kedilerin karma aşısı olarak
adlandırılan bu aşı kediniz için tehlike yaratan
3 önemli viral hastalık etkenine (feline
rhinotracheitis virüs, calcivirus, panleukopenia)
karşı kedinizi korur. Feline rhinotracheitis
virüs ve calcivirus üst solunum yolu
hastalıklarına sebep olur. Feline Panleukopenia
kedi gençlik hastalığı olarak ağızlara yerleşmiş
olan oldukça tehlikeli, bulaşıcı ve öldürücü bir
hastalıktır, özellikle sindirim sisteminde
hastalık oluşturur. İlk aşılamalar sonrasında
senede bir kez tekrarı yapılmalıdır.
2. FeLV : Feline Leukemia Virus kedilerin
viral öldürücü hastalıklarının başında gelir. Bu
virüs kediden kediye ısırık yaraları, enfekte
kedilerle kontak kurma ve enfekte anneden
yavrularına geçerek yayılır. Dış ortamda yaşayan
yada dışarı çıkıp gelen ev kedileri yüksek
oranda risk altındadır. İlk aşılamalar
sonrasında senede bir kez uygulanmalıdır.
3. RABİES : Kuduz aşısı olarak bilinen bu
aşı insan ve hayvan sağlığı açısından Kuduz
Hastalığı’nın yayılması ve önlenmesi amacıyla
uygulanır. Senede bir kez uygulanmalıdır.
KÖPEKLER
İÇİN AŞI PROGRAMI: Köpeğiniz için en uygun
aşı programı; genel muayenesi ve sizden alınacak
bilgiler doğrultusunda, risk altında bulunduğu
hastalıklar göze alınarak veteriner hekimlerimiz
tarafından oluşturulacaktır. Genel önerimiz olan
kedi ilk aşılama programımızda yer alan
aşılarımız :
1. PUPPY DP : 2 Aylık yaşa ulaşmış
yavrulara uygulanan bir aşıdır. Köpek Gençlik
Hastalığı (Distemper) ve Kanlı İshal (Parva
Viral Enterit)’ e karşı yavrunun bağışıklık
sistemini uyarır. Bu hastalık etkenlerinin
tehlike sınırında olduğu ortamlarda yaşayan
yavrularda kullanılması tavsiye edilir.
2. DHPPi+L : Köpeklerin karma aşısı
olarak adlandırılan bu aşı köpeğiniz için
tehlike yaratan 5 önemli viral hastalık etkenine
(distemper, infeksiyöz hepatitis, parva virüs,
parainfluenza, leptospirosis ) karşı köpeğinizi
korur. Distemper, Köpek Gençlik Hastalığı olarak
bilinen ve ölümcül olan çok tehlikeli bir
hastalıktır, etken bir çok organı etkisi altına
alır özellikle gastrointestinal sistem, deri,
gözler ve sinir sistemi zarar görür. Parva
Virüs, kanlı ishal olarak bilinen pis kokulu
ishale neden açar , aniden gelişir ve ölümle
sonuçlanır. Leptosipirosis ise çok tehlikeli ve
insanlara da geçebilen bir hastalıktır, hayvanda
sarılık meydana getirir. İlk aşılamalar
sonrasında senede bir kez uygulanmalıdır.
3. BORDATELLA, KENNEL COUGH : Üst solunum
yollarını etkileyerek köpek boğmaca hastalığına
yol açan Bordatella bronchiseptica adlı
bakteriye karşı bağışıklık sistemini uyarmak
amacıyla yapılır. Özellikle bir arada yaşayan
köpekler risk altındadır, bordatella aşısı
olmayan köpekler, köpek pansiyonlarına
alınmazlar. Her yaştaki köpek bu hastalığa
yakalanabilir. İlk aşılamalar sonrasında senede
bir kez uygulanmalıdır.
4. RABİES : Kuduz aşısı olarak bilinen bu
aşı insan ve hayvan sağlığı açısından Kuduz
Hastalığı’nın yayılması ve önlenmesi amacıyla
uygulanır. Senede bir kez uygulanmalıdır.
5. LYME DISEASE : Etkeni Borrelia
burgdorferi adlı bir bakteri olan ve insanlara
da geçen Lyme hastalığına karşı bağışıklık
sistemini uyarmak amacıyla yapılır. Bir tür
geyik kenesi bu etkeni taşıyarak kan emme
sırasında köpeğin vücuduna hastalık etkenini
enjekte eder. Ağrılı ve yangılı eklem
hastalığına neden olur.
İç ve Dış Parazit Aşılamaları:
Kendi oluşturdukları problemler dışında, çeşitli
hastalıklarında taşıyıcılığını yapmaları ve
insanlara da bulaşma (zoonoz) özelliği olmaları,
küçük dostlarımızın bu zararlılara karşı düzenli
kontrollerini ve ilaçlanmalarını zorunlu
kılmaktadır.
Evcil dostlarımızın 6 ay da bir dışkı
muayenelerini yaptırmanız tavsiye ederiz.
Aşılar
hakkında merak edilenler:
Hasta ya da
iyileşme dönemindeki hayvana aşı uygulanır mı?
Hastalık
belirtileri gösteren hayvana aşı yapılıp
yapılmayacağına, hayvanın bireysel şartları göz
önünde bulundurularak karar verilebilir. İyi bir
fiziksel inceleme ve olası laboratuar testlerden
yararlanarak fayda/zarar ilişkisi kurulur. Yavru
kedi ve köpeklerdeki hastalık belirtileri
erişkinlerdekilerden farklı
değerlendirilmelidir. Genel olarak, erişkin bir
hayvanın, ateşsiz seyreden bir üst solunum
rahatsızlığı, hafif bir ishal durumu ya da immun
ilişkili olmayan bir deri problemi aşılama için
engel teşkil etmeyecektir.
Kortizon
tedavisi görmekte olan hayvana uygulanan aşı
etki gösterebilir mi?
Prednisone gibi
kısa etkili ve düşük doz uygulanan
kortikosteroidler aşının etkinliğini
düşürmeyecektir. Ancak yüksek doz kortizon ve
diğer immunsupresanları kullanan hayvanlarda
bazen aşıya yeterli cevabın alınmadığı durumlar
oluşabilir (özellikle modifiye canlı aşılarda).
Yavru
kedi/köpeğin aşılarında aksama meydana gelirse
nasıl bir yol izlenmeli?
Aşıdan en iyi
sonucu almak için birincil aşılamayı takip eden
2-4 hafta içerisinde aşı tekrarı yapılmalıdır.
Birincil aşılama az ya da çok bağışıklık
sistemini hareketlendirecek, yapılan tekrar aşı
ise bu immun cevabı üst düzeye çekecektir. Aşı
tekrarları arasındaki süre çok uzadığında (4
hafta üzeri) bağışıklık sisteminde gerçekleşen
aktivasyon gücünü kaybedecektir. Bu nedenle
aşılamalar arasında 2-3 aydan uzun bir aralık
bulunan ya da önceki aşılamaya dair kesin
bilgiye sahip olunmayan hayvanlarda 2-3 hafta
aralıklarla iki doz aşı uygulanması gereklidir.
Daha önceden
bir aşıya karşı reaksiyon geliştirmiş hayvana
ilerleyen zamanda tekrar aşı uygulanabilir mi?
Önceden aşıya
reaksiyon geliştirmiş hayvanın tekrar
aşılanmasına karar verirken hayvanın bireysel
hassasiyeti, söz konusu aşının etkeni ile
hayvanın buna maruz kalma oranı göz önünde
bulundurulmalı ve hayvanın yaşı ile sağlık
durumu da değerlendirilerek karara varılmalıdır
Eğer söz konusu
aşının kapsamındaki etkenler ile maruz kalma
riski çok düşük ise ve bu aşı önceki uygulamada
reaksiyona sebebiyet vermişse bu aşının
tekrarlanmaması söz konusu olabilir. Örneğin;
erişkin ve tamamen evde yaşayan bir kedi söz
konusu ise, panleukopenia aşısı yapılmayabilir.
Keza, ciddi aşı reaksiyonu göstermiş erişkin bir
köpek diğer köpekler ile sıkı temas halinde
değilse canine distemper aşısı
tekrarlanmayabilir.
Eğer söz konusu
hayvanın hastalık etkenleri ile temas riski
yüksek ise tekrar aşılama yapılması
düşünülebilir. Ek olarak, ayrı ayrı monovalent
aşıların üçer hafta ara ile kullanılması yan
etki olasılığını düşürecektir. Modifiye canlı
aşıların reaksiyon geliştirme olasılığı bu
anlamda daha düşüktür. Eğer intranasal aşı
mümkün ise tercih edilebilir.
Aşı reaksiyonu
gösterdiği bilinen bir hayvan kesinlikle
veteriner hekim tarafından klinik ortamda
aşılanmalıdır. Rutin aşı programındaki bir aşı
programdan tamamen kaldırılabilir ya da farklı
bir aşı tipi ile değiştirilebilir. Aşı öncesi
antihistaminik kullanımı reaksiyon riskini
azaltmaya yardımcı olabilir. Veteriner hekim
durumun ciddiyetini göz önünde bulundurarak
petinizin damarına bir kateter yerleştirebilir,
böylece önemli bir reaksiyon durumunda gerekli
sıvı ve ilaçlar acilen uygulanabilecektir. Aşıyı
takibeden saatlerde hayvanın genel durumunun
takibi de veteriner hekim tarafından yerine
getirilecektir. Ancak tüm bu önlemlere rağmen,
hayati risk teşkil eden reaksiyonlar seyrek de
olsa ortaya çıkabilmektedir.
Genç
hayvanlarda neden bir dizi aşılamaya
başvuruyoruz?
Yavru kedi ve
köpekler vücutlarının savunma görevini
üstlenecek antikorları doğmadan önce plasenta
yolu ile doğumu takiben ise kolostrum (ilk süt)
ile annelerinden alırlar. Antikorlar vücudun
B-hücreleri tarafından üretilen, hastalıklar ile
savaşma yeteneğine sahip, küçük, proteinlerdir.
Bu yapılar bakteri, virus gibi yabancı etkenlere
karşı cevap olarak üretilirler. Bakteri ve
benzeri yabancı partikül (antijen) ile birleşen
antikorlar zararlı etmenin inaktive olması için
çalışırlar.
Dolaşımında yüksek
oranda maternal antikor (anneden gelen antikor)
bulunan yavrularda uygulanan aşının etkinliği
bloke olacaktır. Yavrunun dolaşımındaki antikor
düzeyi beklenen düzeye düştüğü dönemde ticari
aşılar ile yapılacak immunizasyon istenen
başarıyı sağlayacaktır.
Bir hayvanın
güvenle aşılanabileceği en erken yaş nedir?
Genel olarak 6-9
haftalar arasında belirlenen bir gün aşı
programının başlangıcı için en uygun kabul
edilir. Ancak bazı hayvanlar için istisnalar
olabilir (örneğin; üretim çiftliklerinde ya da
barınaklarda yaşayan hayvanlar). Bu hayvanlar
diğerlerine oranla daha erken aylarda aşılanmaya
başlayabilir. Yavru köpeklerde parvovirus aşısı
5. haftada önerilebilir. 4-5 haftalık yaştan
küçük kedi ve köpek yavrularının özellikle
modifiye canlı aşılar ile aşılanması ciddi
problemlere yol açabilir.
Daha genç ve
daha ufak hayvanlar erişkinlere uygulanan tam
dozdan daha az miktarlar ile aşılanabilir mi?
Aşılar yaşa ya da
vücut büyüklüğüne göre bölünebilir dozlarda
hazırlanmadıklarından tam doz aşı hayvana tek
seferde verilmelidir. Yani yavru bir Chihuahua
ile yavru bir German Shepherd aynı dozda
aşılanmak durumundadır.
Niçin hayvanlar
bazen aşılansalar da hastalıklara
yakalanmaktadırlar?
Aşıların yeterli
immunizasyon oluşturmaması büyük çoğunlukla
aşının kendisi ile değil, aşı uygulanan hayvanın
bağışıklık sistemindeki yetersizlikle ilgilidir.
Bu bağlamda en çok
problem yaratan hastalık parvoviral enterittir.
Aşılanmasına rağmen hastalığa yakalanıp hayatını
kaybeden yavrulara rastlamak mümkündür. Aşının
yeterli bağışıklığı sağlayamamasının nedeni
mevcut maternal antikor seviyesi, aşının kendisi
ile ilişkili bir problemler, köpeğin kendi immun
sistemindeki problemler ya da genetik faktörler
olabilir.
Bir aşının
çalışması ne kadar zaman alır?
Aşılar uygulamanın
hemen akabinde immun sistemi uyaramazlar.
Aşılama yapıldığında, ilk önce antijenler
(hastalık etkenleri) vücut tarafından
tanınacaklar ve hatırlanacaklardır. Birçok
hayvanda aşılamayı takip eden ilk beş gün
hastalığa karşı koruma gelişmemiş durumdadır.
Aşının tam bir koruma sağlaması ortalama on dört
günü bulur. Bazı örneklerde tam korumayı
sağlayabilmek için aşının iki ya da daha fazla
kez, birkaç hafta aralıklar ile, uygulanması
gerekebilir. Genel olarak modifiye canlı aşılar
ve intranasal uygulanan aşılar daha hızlı bir
koruma sağlayabilmektedir.
Gebe ya da
emziren kedi ve köpeklere aşı uygulanabilir mi?
Genel olarak, gebe
ya da emziren hayvanlara yönelik aşı ve diğer
medikasyonlardan kaçınmak esastır. Modifiye
canlı aşıdaki bazı komponentler plasenta yolu
ile yavruya geçip fetusta defektlere ya da
ölümlere yol açabilir. Bu duruma, gebe ve
bağışık olamayan kedilerin modifiye canlı
panleukopenia aşısı ile aşılanmaları durumunda
rastlanabilmektedir. Eğer annenin belirli bir
hastalığa karşı bağışıklığı yoksa ve aşı
yapılması zorunlu ise ölü aşılar ve mümkünse
gebe hayvanlarda güvenilirliği kanıtlanmış
aşıların kullanılması önerilebilir.
Aşı ilişkili
fibrosarkoma nedir?
Fibrosarkom, bir
tür bağdoku tümörüdür. Bu tümörler alt dokulara
doğru ilerleme eğilimindedirler. Kedilerde
görülme olasılıkları daha yüksektir. Yapılan
araştırmalar aşılanan 10.000/30.000 kedide bir
bu durumun ortaya çıkabildiğini işaret
etmektedir. Genel olarak FeLV aşısı ile
bağlantılı görülebildikleri düşünülmektedir.
Eğer bir
köpeğin aşı geçmişi bilinmiyorsa, nasıl bir yol
izlenmelidir?
4 aylıktan büyük
ve aşı geçmişi bilinmeyen köpeklerde çoğunlukla
tek doz distemper kombine aşı yeterli olabilse
de, bağışıklık sisteminin yeterli düzeyde
stimüle edilmesi amacıyla çoğu veteriner hekim
iki doz aşılamayı uygun görmektedir. Bu nedenle,
3-4 hafta aralıklar ile uygulanacak iki doz
karma aşı daha güvenilir olacaktır. Ayrıca
köpeğin geçmiş aşılarıyla ilgili bilgi
bulunmuyor ise kuduz aşısı uygulaması mutlaka
yapılmalıdır. |